“Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği LGBTİ’lerin Hak Mücadelesini Veriyor.”

Siyah Pembe Üçgen Nazilerden Bir Gelenekti.

On beş yıldır faaliyet gösteren LGBTİ aktivistleri ve grupları Almanya yeşiller ekolünden etkilenerek 2001 yılında Pembe Üçgen adı altında toplandı. Yönetimsel zorluklardan dolayı dağılan grup, 2006 yılında Kaos-GL’nin çağrıcılığında bir araya geldi ve 2009’da Siyah Pembe Üçgen İzmir derneği kuruldu. Siyah Pembe Üçgen İzmir adını, Nazi Almanya’sında cinsel yönelimleri nedeniyle kamplara götürülmek için kullanılan işaretleme ve aynı dönemde aynı amaçla sistemin dışladığı tüm kadınları kapsayan işaretlemeden aynı zamanda Pembe Üçgen grubuna da atıfta bulunarak şimdiki ismini aldı.

“BİZİM TOPLUMSAL KİMLİĞİ VE CİNSİYETİ ÖĞRENMEMİZ GEREKİYOR.”

Tüm LGBTİ hak mücadelesi veren dernekler ve gruplar Türkiye genelinde bir network’a sahipler.Her dernek,  grup ve LGBTİ aktivisti birbirinden haberdar olmakla birlikte anti hiyerarşik bir örgütlenmeyi benimsemiş durumda. Bu gruplar yapılan etkinlik ve faaliyetlerde bir araya gelerek cinsiyet kimliği, cinsel yönelim ve ayrımcılığa karşı verilen hak mücadelesini ve özgürlüğü yaymayı hedefliyor. Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği üyesi LGBTİ aktivisti Erdem Gürsu “belki artık Nazi Almanya’sındaki kadar cesur, cesaretli bir yaftalama yapmıyorlar ama zihinlerde bunlar hala çok baki, bunların kırılması gerekiyor. Bizim toplumsal kimliği ve cinsiyeti öğrenmemiz gerekiyor.”  diye konuştu. Siyah Pembe Üçgen İzmir Derneği cinsel yönelim ve cinsiyet kimliği ayrımcılığına karşı bir çok etkinlik yürütüyor.

“LGBTİ’ler ÖRGÜTLENME İLE KENDİ İRADESİNİ ORTAYA KOYMAYA BAŞLADI.”

Ayrımcılığın ve ötekileştirilmenin Türkiye toplumunda çok yapıldığını, eşcinsellerin kurtuluşu heteroseksüelleri  de özgürleştireceğini ,yapılan bu çalışmaların patriyarka karşıtı ve heteroseksizm karşıtı çalışmalar olarak gördüğünü ifade eden LGBTİ aktivisti Erdem Gürsu “eğer bir ırk ayrımcılığı varsa,  yanınızda bir savaş oluyorsa, bir din ayrımcılığı oluyorsa , yanınızda bir mezhep ve inanç ayrımcılığı oluyorsa bunlara sessiz kalamazsınız. Biz bu noktada gözümüzü kapatmıyoruz, LGBTİ’ler örgütlenme ile kendi iradesini ortaya koymaya başladı.” dedi. LGBTİ aktivisti Erdem Gürsu , bir çok alanda ötekileştirilmeye maruz kalan LGBTİ’lerin, en çokta  bu dünya kurgusunun kadın erkek arasında yaşayan bir ilişki düzenine göre tasarlanmış olması ve Türkiye’de eşcinsel evliliğin yasal olamamasından şikayetçi olunduğu noktasına vurgu yaptı. Siyah Pembe Üçgen Derneği etkinlik ve faaliyetlerini her yıl öncelik alanları belirleyerek revize ediyor. Bu yıl ruh sağlığı, eğitim alanında ve hukuki avukatlarla işbirliği ağı örmek üzere çalışmalarını belirlemiş durumda.

“ÖNEMLİ OLAN İNSANİ DEĞERLERİMİZİN ÖN PLANA ÇIKMASI”

Siyah Pembe Üçgen Derneği üyesi LGBTİ aktivisti Erdem Gürsu “önemli olan, en temelde insani değerlerimizin ön planda tutulması, insan olduğumuzun unutulmaması, görmek istediğimiz dünyaya layık  yaşantılar sürüyor olmamız ve bunun için birbirimizi güçlendirecek yapılar olmalı.Toplumda yaşanan bütün adaletsizliklere karşı bir sorumluğumuzun olduğunu ve bunun failinde ‘ ben’  olduğumu bilerek hareket eden bireyler olmamız gerekiyor.” diye konuşmasını sonlandırdı.

2001 yılında bir grup eşcinselin internet üzerinden örgütlenmesiyle İzmir Eşcinsel Kültür Grubu adı altında ilk adımları atılan dernek,  Naziler tarafından pembe üçgen takılarak mahkûm edilen ya da öldürülen on binlerce eşcinselin bu damgasını bir özgürlük ve mücadele ikonuna dönüştürmek istemesiyle, oluşum Pembe Üçgen İzmir adını almıştır. 2004 yılında sabit bir  mekan olmaması nedeniyle dağılma sürecine giren topluluk Sivil Toplum Geliştirme Merkezi tarafından finanse edilen LGBTİ Platformu’nda Kaos GL İzmir adıyla yer almıştır. Ankara’da bulunan Kaos GL dergisi çevresinde örgütlenmeye işaret eden ancak bu derneğin bir şubesi olmayan topluluk, tüzel bir kimliğe kavuşmak istemiş ve toplanan bağışların bir ofis tutmaya yeteceği bir dönemde Naziler tarafından siyah üçgen takılarak öldürülen, sistemin dışladığı tüm kadınları da feminist bir bakış açısıyla politikasına dahil ettiğini göstermek için bu sembolü de adına dahil ederek Siyah Pembe Üçgen adını almış ve bu adla tüzel kişilik kazanmıştı. Dernek 2012 yılında “80’lerde lubunya olmak” kitabını yayınlamıştır. Sonrasında, 2013 yılında “90’larda lubunya olmak” kitabını yayınlamıştır.

Mervan Doruk

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*